17 Aralık 2007 Pazartesi
Messi ve Ronaldo'yu geride bırakan Brezilyalı Kaka yılın futbolcusu seçildi
İtalya'nın AC Milan takımının Brezilyalı yıldızı Kaka (Ricardo Izecson dos Santos Leite), 2007 yılının dünyadaki en iyi futbolcusu seçildi.
Tacizci öğretmene 39 yıl hapis cezası onaylandı
TRABZON’da 7 öğrencisine cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle 39 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan Beşikdüzü Merkez İlköğretim Okulu öğretmeni Murat Erdem’ın cezası Yargıtay'da onandı.
Beşikdüzü Merkez İlköğretim Okulu’nda görev yapan öğretmen 51 yaşındaki Murat Erdem hakkındaki ilk suçlama 2005 yılı Kasım ayında yapıldı. 7 öğrenci velisi, Murat Erdem’in, çocuklarına cinsel tacizde bulunduğu yolunda şikayette bulundu. Bunun üzerine hem idari hem de adli soruşturma başlatıldı. Yapılan soruşturmada küçük öğrencilerin ifadesine başvuruldu. Tutuklanan Murat Erdem hakkında, ‘öğrencilere cinsel tacizde bulunduğu’ suçlamasıyla 17 Kasım 2005 tarihinde dava açıldı. Beşikdüzü Merkez İlköğretim Okulu öğrencisi 11 yaşındaki 7 kız öğrenci için Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Servisi’nde alınan raporlarda, küçük öğrencilerin cinsel taciz nedeniyle psikolojilerinin bozulduğu ve tedavi gördükleri belirtildi.
29 Mart 2007 tarihinde Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’nde son kez hakim karşısına çıkan öğretmen Murat Erdem, suçlamaları kabul etmedi ve tahliyesini istedi. Erdem’in, ‘çocukların cinsel istismarı’ suçundan, 5237 sayılı kanunun ilgili maddeleri gereğince cezalandırılmasını kararlaştıran mahkeme, eğitici- öğretici olmasının sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemlerini zincirleme işlemesi nedeniyle ceza artırımına gitti ve her olay için ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 39 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi. Yargıtay Ceza Dairesi Başkanlığı na gönderilen karar geçen hafta onandı.
İzmir'de bıçaklanan rahip Franchini: Hiç kimseden şikayetçi olmayacağım
İzmir'in Karşıyaka ilçesindeki Bayraklı semtinde bulunan Saint Antoin Kilsesi'nde dün bıçakla yaralanan İtalyan rahip Adriano Franchini, zanlı R.B'den şikayetçi olmayacağını söyledi.
Rahip Franchini, halen tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden Vatikan'a yakın haber ajanslarından MİSNA'ya verdiği demeçte, ''Polise hiç kimseden şikayetçi olmadığımı söyledim. Olay tabii ki, yasalar doğrultusunda yargıya intikal edecek. Ama ben mağdur olarak şikayetçi olmayacağım. Tek dileğim, o çocuğun tedavi edilmesidir'' dedi.
Yaşanan hadiseden dolayı hastanede kendisini üzüntülerini dile getiren Türklere de ortada özür dilenmesi gereken bir şey olmadığını belirttiğini ifade eden Franchini, ''Türklere, utanılacak bir durum olmadığını söylüyorum. İzmir'de olan hadisenin, dünyanın herhangi bir ülkesinde de olabileceğini anlatıyorum'' diye konuştu.
Rahip Franchini, kimi gazetelerin olayı büyütüp bir kriz biçiminde sunmalarına da tepki göstererek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ortada ne uluslararası komplo var, ne de hoşgörüsüzlük atmosferi! Ortada kimi gazetelerde hadiseyle ilgili olarak yazılan aptalca şeyler dışında bir şey yok. Hadise, kötü ve kınanabilir bir şey olmakla birlikte, şikayetçi olma niyetinde değilim.'' Franchini, hadise sırasında kendisi ile zanlı R.B, arasında yaşananları ise şöyle özetledi:
''O çocuk, ayak üzeri, benden kendisini vaftiz etmemi istemişti. Ben ise o sırada kendisinin sağlık sorunları olduğunu fark ettim. Kendisine rahat ve sakin bir şekilde, öncelikle problemlerini çözmesi gerektiğini anlattım. Tam o sırada aniden bağırmaya başladı. Ben içgüdüsel bir şekilde geriye çekildim. Bana bir yumruk vurmuş gibi bir hisse kapıldım. Beni bıçaklamış olduğunu daha sonra anladım. Geri çekilmem ve üstümdeki giysilerim sayesinde, sadece çok hafif bir yara aldım. İç organlarımın yaralanması söz konusu değil.'' Katolik rahip Franchini, böyle bir hadiseden hareketle eski defterleri açmanın doğru olmayacağını da belirterek, ''Eski şeyleri ortaya dökmek için falçatadan daha güçlü bir şey lazım'' dedi.
Sağlık durumunun gayet iyi olduğunu belirten Franchini, konuya ilişkin soruyu, espiri eşliğinde, ''Olaydan önce şaheserler arasında bir şaheserdim. Şimdi ise yarı şaheserim'' diye yanıtladı.
Genelkurmay'dan beklenen açıklama: PKK hedefleri tam isabetle vuruldu



Genelkurmay tarafından basına dağıtılan görüntülerde, F16 uçaklarının, belirlenen hedefleri büyük bir titizlikle vurduğu ve hedefler dışında bir yerin ateşe maruz kalmadığı izlenebiliyor. Körfez savaşı sırasında çokuluslu gücün hava saldırıları sırasında kaydedilenlere benzer görüntüler içeren kayıtları dünyada çok az ordunun yapabileceği de edinilen bilgiler arasında.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)