19 Aralık 2007 Çarşamba
Hâlâ e-posta mı kullanıyorsunuz?
Melis Alphan İletişim yöntemleri öyle hızlı değişip gelişiyor ki yakında gerçekten telepatiyle haberleşirsek şaşırmayacağım. Yaparlar, onu da yaparlar... E-posta devrinin sonuna yaklaşıyoruz çünkü onun yerini alan mesajlaşma, Facebook, meysbuk gibi platformlar ve SMS gücüne güç katıyor ve bir zamanlar internetin gülü olan e-postanın tahtı sarsılıyor. 10 yıl önce falan e-postayı kullanmaya başladığımızda dünyanın başka bir yöne doğru gittiğini fark etmiştik. Gelin görün ki sadece 10 yıl sonra dünyanın o yöne gidişi öyle bir hızlandı ki, yakala yakalayabilirsen. 25 yaşın üzerindekiler e-postasız bir hayat düşünemezken, Facebook kuşağı için (kendinizi katmayın, sekiz yaşında çocuklar da var Facebook’ta) sadece e-postadan oluşan bir hayat anlaşılır şey değil. Gençlik sabırsız Bu değişim en çok Kore’de hissediliyor. Koreli gençlere göre e-posta yaşlı işi ve çok resmi. Birçokları e-posta kutularına arada bir sadece cep telefonu ve kredi kartı faturalarını görmek için bakıyor. İki bin orta okul, lise ve üniversite öğrencisiyle yapılan ankete katılanların üçte ikisi e-postayı hiç kullanmıyor veya çok az kullanıyor. E gençlik sabırsız. Gönderdiği e-postanın ne zaman okunduğunu bilmemek ve hemen cevap almamak sinirlerini bozuyor. Beklemek onlara göre değil. Bir e-posta ortalama 24 saat içinde okunuyor ve bu 48 saat içinde cevaplanıyor. SMS ise bir dakika içinde okunuyor ve beş dakika içinde cevabı geliyor . SMS’in yanında e-posta, Ferrari’nin yanında kağnı gibi kalıyor.
Google’da 'arama’nın en doğru formülleri
İnternetin en yaygın arama motoru Google’da bilgiye etkili bir şekilde ulaşmak için gerekli parametreleri açıklıyoruz19 Aralık 2007 Çarşamba
Menderes Özel Günümüzde, internet üzerindeki web sayfalarının sayısı ve içerdikleri bilgi miktarı inanılmaz bir hızla artıyor. Ancak sadece birkaç web sitesinden haberdar olup onları düzenli bir şekilde kullanmakla yetinen birçok internet kullanıcısı, bilgi araştırmak için tasarlanan Google’ın hayatlarını ne kadar kolaylaştıracağını ve zenginleştireceğini bilmiyor. Peki, internet üzerindeki en popüler arama motorunu kullanarak işinize yarayacak bilgileri, bu bilgi denizinden en çabuk ve düzgün bir şekilde nasıl çıkarırsınız?
Öncelikle şunu deneyin: www.google.com.tr adresine gidin ve Milliyet Gazetesi yazın. Bu en popüler arama motorunun 3.97 milyon farklı ana sayfanın içerisinden ''Milliyet Gazetesi'' maddesinin bulunduğu sayfaları bulması sadece 0.06 saniye sürer. Ancak sonuçların hepsi Milliyet’e yönlendirmez. Filtreleyin Google’a herhangi bir kelime yazdığınızda çok fazla sonuç alırsınız. Karşınıza çıkacak binlerce sayfanın içerisinden işinize yarayanı seçmek için vakit harcamak istemiyorsanız AND (ve), OR (veya) ya da NOT (değil) gibi filtreleme işlevlerini kullanın. Diyelim ki bir otomobil modeli olan Cordoba değil, Beşiktaş’ın eski kalecisi Cordoba ile ilgili bilgi edinmek istiyorsunuz; o zaman arama motoruna yazacağınız şey Cordoba AND kaleci OR Beşiktaş, otomobil NOT olmalıdır. Böylece, ekrana sadece kaleci Cordoba ile ilgili olan bilgiler çıkar ve aynı ismi taşıyan otomobil markası ile ilgili bilgileri dışarıda bırakmış olursunuz. Gelişmiş arama Eğer daha kesin bir sonuç istiyorsanız, www.google.com.tr sayfasındaki ''gelişmiş arama'' seçeneğini tıklayın. Buradan, dil, dosya biçimi, tarih, terimin geçtiği yerler ve etki alanları seçeneklerini temel alarak daha belirgin bir sonuç elde edebilirsiniz. Dil bölümünde, arama yaptığınız sayfa için öngördüğünüz dili seçebilirsiniz. Dosya biçimi’nde ise, ''özel arama'' bağlantısını kullanarak dosya türlerini ayarlayabilirsiniz (mesela: e-tablolar ya da metin belgeleri). Tarih’te, sayfaları tarihlerine göre seçebilirsiniz. İşin sırrı sıralama Google’ın bu kadar yaygın olmasının sırrı sonuçları sıralamasında yatıyor. En önemli ve en ilgili sonuçlar karşımıza her zaman ilk olarak çıkıyor; dolayısıyla aradığınız şeyi muhtemelen karşınıza çıkan ilk sitelerde buluyorsunuz.Bunun haricinde, başka olasılıklara da sahipsiniz. Örneğin; eşiniz için belli bir fiyat aralığında bir DVD player aradığınızı varsayalım. Bu durumda DVD player, 200 .. 500 yazmanız yeterli. İki nokta, Google’ın sonuçlarda araştıracağı aralığa işaret eder. Belli bir sorunuz varsa, gerekli bilgi bölümünü ''*'' ile doldurun. Mesela Amerika’nın keşfedildiği yılı hatırlayamıyorsanız, Amerika* yılında keşfedildi yazın. Resim arıyorsanız ''Görseller''i tıklamanız yeterli, bu durumda sistem yalnızca ''resim'' araması yapar. Hesap makinenizi mi bulamıyorsunuz? Arama penceresine işlemi yazarsanız (örn: 2847/19) Google size sonucu anında iletecektir (149.842105). Şehrinizin hava durumunu mu merak ediyorsunuz? Arama penceresine hava ve şehrinizin adını yazın; yağmur mu yağacak yoksa sıcak hava mı bekleniyor görün. Arama kutusuna YTL1 EUR yazın. Sonuç kısmında döviz kurları karşınıza çıkacaktır. EUR ve YTL isteğe bağlıdır ve herhangi bir para biriminin kısaltması ile değiştirilebilir. Çevirmeni de kullanın İngilizce biliyorsunuz ama Japonca, Çince ya da Arapça bilmiyorsunuz ve ihtiyacınız olan bilgiye ne Türkçe ne de İngilizce kaynaklardan ulaşabiliyorsunuz. Böyle durumlarda Google’ın entegre çeviri hizmeti (http://translate.google.com) işinize yarayabilir. Çevrilmesini istediğiniz metni kopyalayarak pencereye girmeniz ve dil seçimini yapmanız yeterli. Sonuçlar uzman bir çevirmeninkiyle kıyaslanamaz ama yine de bu fonksiyon sayfanın içeriğiyle ilgili genel bir bilgi için yeterli. Birkaç ipucu daha Arama sonucunuzda görsel malzemelere ulaşmak istiyorsanız, ''Görseller''i tıklayın.n Videolarla ilgileniyorsanız; http://video.google.com adresindeki video arama motorundanfaydalanın. Bir harita ya da belirli bir adres arıyorsanız, Google Maps’i (http://maps.google.com) kullanabilirsiniz.
Medvedev Rusları korkutmadı!
Medvedev Rusları korkutmadı!
MOSKOVA Milliyet
Rusya'da mart ayında yapılacak başkanlık seçimlerine Kremlin'in adayı olarak katılan Başbakan Birinci Yardımcısı Dimitriy Medvedev'in nasıl bir lider portresi çizeceği şimdiden tartışma yarattı.
Nezavisimaya gazetesinin konuştuğu siyaset bilimcilerle psikologlar, aydın görünümlü Medvedev'in olumlu nitelikleri arasında ılımlı çizgisinin ve davranışlarının önceden tahmin edilebilmesinin yer aldığını söyledi. Komkon Araştırma Merkezi Başkanı Yelena Koneva ise Medvedev'in "ayı" anlamına gelen soyadıyla tezat şekilde "fazla düzgün ve steril göründüğünü" bildirdi ve "İsviçre ya da Danimarka başkanlığına çok yakışabilirdi. Zaten Batı'daki hırslı gençlere benziyor. Ama güce önem veren Rusların onu benimsemesi zor olabilir" dedi.
Medvedev'in başbakanlık önerisini kabul eden şimdiki lider Vladimir Putin ise mart ayından sonra sınırlı yetkilere sahip olacak ve daha çok başkanlık kararlarını uygulayacak. Başbakanın yetkileri arasında gaz ve elektrik fiyatını belirlemek de var.
AB Güven Kaybediyor
Güven Özalp
Avrupa Birliği'nin (AB), Türkiye'yle yürüttüğü müzakere sürecinde teknik boyutu geri plana itip siyasi unsurları ön plana çıkaran bir yaklaşım içine girmesi ve Fransa başta olmak üzere bazı üye ülkelerin alınan kararları görmezden gelerek üyelik hedefini sulandırma çabaları, Ankara-Brüksel hattındaki "güven erozyonu"nun artarak sürmesine neden oluyor. AB'nin kamuoyu çalışmalarından sorumlu birimi Eurobarometre'nin son çalışması, Birlik üyeliğine verilen desteğin 3 yılda yüzde 71'den yüzde 49'a gerilediğini ortaya koyuyor. Çalışmaya göre, Türkiye'nin AB kurumlarına yönelik güven oranı da en alt düzeye inmiş durumda.
Eurobarometre verilerine göre, "AB üyeliğinin iyi bir şey olduğunu" düşünenlerin oranı yüzde 49 düzeyinde. Bu oran geçen yıla göre yüzde 3 düzeyinde bir düşüşü simgeliyor. Müzakerelerde Türkiye'den çok daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerleyen Hırvatistan'da üyeliğe destek oranının yüzde 35'e gerilemesi dikkat çekerken, bu oran diğer aday ülke Makedonya'da yüzde 76.
Türkiye'nin, AB üyeliğinden fayda sağlayacağını düşünenlerin oranında da ciddi bir düşüş yaşanıyor. Bir önceki Eurobarometre araştırmasında yüzde 62 olarak belirlenen oran, bu raporda yüzde 9'luk bir düşüşle yüzde 53'e gerilemiş durumda. Bu alanda Hırvatistan'daki oran yüzde 47 olarak saptanırken, Makedonya'daki oran yüzde 82 olarak belirlendi.
Yüzde 17 güveniyor
Araştırma Türkiye'nin, Birlik kurumlarına en az güven duyan ülke konumunda olduğunu da ortaya koyuyor. Türkiye'nin, son dönemde sürecin en önemli destekçisi olmasına karşın, Komisyon'a duyduğu güvende yüzde 5'lik bir düşüş var. Türkiye, yüzde 17'lik güven oranıyla araştırmada yer alan 30 ülke arasında son sırada yer alıyor.
Müzakerede iki başlık açılıyor
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin müzakerelerin devamı için kurulmasını şart koştuğu Düşünce Grubu'na yeşil ışık yakılmasının ardından, bugün iki başlıkta daha müzakereye geçiyor. "Tüketici ve sağlığın korunması" ile "Trans-Avrupa şebekeleri" başlıklarının açılacağı Hükümetlerarası Konferans'ta (HAK) Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Ali Babacan temsil edecek.Türkiye'nin müzakere süreci, Fransa başta olmak üzere, bazı ülkelerin çıkardığı sorunlar nedeniyle oldukça yavaş ve sıkıntılı bir seyir izliyor. Türkiye, "Tüketici ve sağlığın korunması" ve "Trans-Avrupa şebekeleri"nde müzakereye geçilmesiyle birlikte açtığı başlık sayısını 6'ya yükseltecek. Bu iki başlıkta da açılış kriteri bulunmuyordu. Hırvatistan da bugün "Trans-Avrupa Şebekeleri" ve "Mali ve bütçesel hükümler"de müzakereye geçerek açtığı başlık sayısını 16'ya çıkaracak.
AB kanadını Dönem Başkanı Portekiz'in Dışişleri Bakanı Luis Amado'nun temsil edeceği HAK sonrasında düzenlenecek basın toplantısında, Babacan'ın "ilgili belgelerde belirtildiği gibi sürecin hedefinin üyelik olduğu ve bu hedefin sulandırılmasına yönelik çabaların ciddi rahatsızlık yarattığı" mesajını vermesi öngörülüyor.
İşte Demirtaş'in ilk ifadesi...
DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş, askerlikle ilgili rapor işlemlerinde asker ve sivil bürokrasiden bir kaç kişinin kendisine yardımcı olduğunu söyledi
Dün Askeri Mahkeme'ye sevk edilen Demirtaş, hakkındaki suçlamaları reddetti.
Dün Askeri Mahkeme'ye sevk edilen Demirtaş, hakkındaki suçlamaları reddetti.
Demirtaş, ifadesinde şunları söyledi:
"Burada yapılan yargılama Türk hukuk tarihine kara leke olarak geçecektir. Benim savcıya daha önce verdiğim ifadeye rağmen hala benim tutuklanmam isteniyorsa, ne siz yorulun, ne ben yorulayım. Tutuklama kararı verin. Ben size savunma yapmıyorum" dedi. Demirtaş ifadesinde özetle şunları söyledi:
"Böyle bir suçlamayı kökten kabul etmiyorum. Bir siyasi partinin genel başkanıyım. 1993 - 2006 arasında 12 - 13 yıl cezaevinde kaldım. Askeri ve sivil bürokrasiyi bilmediğim için onların arasından bir iki kişi çıktı, 'yardımcı olalım' dedi. Onların gösterdiği yolda işlemleri yaptım. Bu sürede bana kötü yaklaşmış insanlar da olabilir. Ben parti genel başkanı olduğum için yaranmacı suretle yaklaşanlar da olmuştur. Bana yardımcı olan, devlet işlerinde yol gösteren bir durumdan kaynaklı burdaysam, bu durumdan beni suçlayamazsınız. Durum bu noktaya gelmişse, ben bunun sanığı ve şüphelisi değil mağduruyum. Bana kötü niyetle yaklaşım var, ya da benim siyasi konumumdan yararlanmacı bir anlayışla yaklaşıldı. Benim hatam olmuşsa, buna dikkat etmemek olmuştur.
Burada iki kez gelip size ifade veriyorsam, suçsuz olduğuma inandığım içindir. Parti olarak da, kişi olarak da zorlanıyorum. Bir çete varsa, suç örgütü varsa, bunun üzerine gidin, ben de bunun mağduruyum. Siyasi pozisyonum gereği, buna cüret etmek için hukukdışılığa başvurmuş değilim. Bir şeyin izini yakalamışsınız, bu konunun üzerine gidin. Beni de aynı kapsamda değerlendirmekle hata yapıyorsunuz. Burada yapılacak şey bellidir, beni hastaneye sevkedin. Neyse çıksın ortaya. Bu durumdan çok bunaldım. Bizi çok sıkıntıya sokuyor. Haziran'dan beri 6 aydır beni kimse hastaneye sevketmedi. Bu konuda neden bekleniyor, anlayabilmiş değilim."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)