20 Şubat 2008 Çarşamba

KadınLar çok sıkıŞmışLaR ne yapsınLar

İki komşu kadın hafta sonu kocaları olmadan yemeğe çıkmışlar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha doğru iyice sarhoş eve yürümeye başlamışlar. Bu arada iyice sıkıştıklarını da farketmişler, ama etrafta tuvalet falan bulamamışlar.
Bir mezarligin yanından geçerken biri:
- Hadi şurada yapalım kimse görmeden_!
Başka çare de yok, korka korka girip bir kenarda işlerini bitirmişler.
Temizlenmek icin bir şey bulamadıkları bu kötü durumda; biri külodunu çıkarıp kullanmış, diğeri eve böyle dönemem diyerek oradaki çelenklerden düşmüs bir bandı alıp kullanmak zorunda kalmış.
Ertesi sabah kocalardan biri uyanıp karısını donsuz ve sızmış olarak görünce telefona sarılıp öbürünü aramış:
- Yahu biz fena boynuzlandık galiba. Karım eve sabaha karşı ve donsuz olarak dönmüş...diyince, komşu koca:
- Sen gene iyisin , bizimkinin kıçına "seni asla unutmayacagiz" diye bir de kart yapıştırmışlar..

ABD'ye sistematik ırk ayrımcılığı suçlaması

İnsan hakları dernekleri, ABD'yi 'sürekli ve sistematik' şekilde ırk ayrımcılığı yapmakla suçluyor.

ABD’ye sistematik ırk ayrımcılığı suçlaması


İnsan hakları dernekleri, ABD’yi “sürekli ve sistematik” şekilde ırk ayrımcılığı yapmakla suçluyor.
NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 22:23 TSİ 20 Şubat 2008 Çarşamba


CENEVRE - “US Human Rights Network” adlı kuruluşun müdürü Ajamu Baraka, Cenevre’de gazetecilere açıklama yaparken, 1994 yılında BM ırk ayrımcılığıyla mücadele sözleşmesini imzalamış olmasına rağmen, Amerikan hükümetinin “mütemadiyen yapılan sistematik ayrımcılık vak’alarının üzerine gitmediğini” savundu.
BM sözleşmesinin uygulanıp uygulanmadığını denetlemekle yükümlü komitenin toplantısı nedeniyle Cenevre’de bulunan Baraka, “Hükümet, 1994’ten beri üzerine düşen yükümlülükleri maalesef yerine getirmiyor” dedi ve New Orleans’ı hallaç pamuğu gibi atan Katrina kasırgasının siyah ahaliye verdiği zarar, göçmen işçilerin hali ve kolluk kuvvetlerinin sert davranışlarını ayrımcılık örnekleri olarak sıraladı. Baraka, “Resmi yetkililer bu sorunlara gereken önemi vermedi...” dedi.

“Human Rights Watch” adlı kuruluşun yöneticilerinden Alison Parker de Guantanamo üssündeki tutuklulara farklı hukuk muamelesi yapılmasını kınadı ve bunun, BM sözleşmesinin ihlali anlamına geldiğini söyledi.

İsrail'de deprem ve eşcinsellik tartışması

İsrail parlamentosunun (Knesset) dinci partilerinden Şas'ın milletvekili Şlomo Benizri, bölgede geçen günlerde meydana gelen son depremlerle homoseksüellik arasında bağlantı olduğunu iddia etti.

İsrail’de deprem ve eşcinsellik tartışması


İsrail parlamentosunun (Knesset) dinci partilerinden Şas’ın milletvekili Şlomo Benizri, bölgede geçen günlerde meydana gelen son depremlerle homoseksüellik arasında bağlantı olduğunu iddia etti.
NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 22:13 TSİ 20 Şubat 2008 Çarşamba


KUDÜS - Knesset’in depremlere hazırlık çalışmalarının ele alındığı oturumunda konuşan Benizri, eşcinselleri depremlerde suçlu görürken, dini kitaplardan Gemara’ya atıfta bulunarak, “Gemara’da depremlerin nedenlerinden birinin, meclisin çeşitli yasalarla meşruiyet sağladığı homoseksüellik olduğunun anlatıldığını” belirtti.
Akdeniz bölgesinde en son geçen hafta cuma günü, 5.3 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş ve deprem, tüm İsrail’de de hissedilmişti. Benizri, Meclis’e, “Sadece pratikte neler yapılabileceği üzerinde duruyorsunuz. Hükümetin, homoseksüelliği önleme konusunda yapacakları, depreme hazırlık kapsamında yapılacaklardan daha fazla önleyici olacaktır” dedi.

Benizri, hükümetin, binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi çabaları yerine, homoseksuelliğe cesaret veren, lezbiyen çiftlerin çocuk edinmelerini kolaylaştıran yasaları geçirmemesini istedi. Milletvekili, Meclise de “homoseksüelliği önlemenin bir yolunu bulmaları” çağrısında bulundu ve “Bu sizi depremlerden koruyacaktır” dedi.

Geçen haftalarda, bir başka Şas milletvekili Nissim Ze’ev, parti grubunda yaptığı konuşmada, homoseksüellerin toplumu zehirlediğini belirterek, bu tür sapkınlıkların veba gibi İsrail devletinin mahvına neden olacağını öne sürmüş, sağlık bakanlığının homoseksüellikle kuş gribi gibi mücadele etmesini istemişti.

Milletvekilinin Meclis’te yaptığı açıklamalar, İsrail “Gay ve Lezbiyenler Derneği” başkanı Mike Hammel’in tepkisine yol açtı.

Dünyadaki her 6 kişiden biri 2007'de cep telefonu satın aldı

Dünyada her 6 kişiden biri cep telefonu alırken, Asya, Afrika ve Ortadoğu büyümenin motoru oldu. Türkiye'de12 miyon 'cep' satıldı
Cep telefonu satışları 2007 yılında GfK verilerine göre Türkiye'de 12 milyon adedi bulurken, tüm dünyada 1 milyar 110 milyon telefon satıldığı tahmin ediliyor. Nokia, Avrupa'da en çok satan telefon markası olurken cep telefonu satışlarında en fazla büyüme Asya, Ortadoğu ve Afrika'da elde edildi. Avrupalı mobil operatörler Vodafone, Orange ve T-Mobile, büyümelerini Avrupa dışında elde etti. Nokia, Almanya'da bulunan telefon fabrikalarını Romanya'ya taşıdı. Avrupa büyüme trendinin dışına çıkarken operatörler, satışlarının önemli bir kısmını, Türkiye, Rusya, Hindistan, Ortadoğu ve Afrika'dan elde ettiler. Telia Sonera, büyümesinin önemli bölümünü Turkcell sayesinde gerçekleştirdi. Şirket büyümesinde etkili olan bu bölgelerde yatırımlarını artırma kararı aldı. Bu karar, Rus şirket Altimo ile pazarlığı ciddileştirmesi anlamına geliyor. Vodafone da Türkiye'yi büyümede örnek ülkeler arasında gösterirken, özellikle Hindistan'a dikkat çekiyor. Türkiye'de ve dünyada kızaklı telefon satışları büyük artış gösterdi. Tüm dünyada kapaklı telefon satışları büyük artış gösterirken kameralı telefonlarn oranı yüzde 50'ye yaklaştı. Türkiye'de ise satılan iki telefondan biri kameralı oldu.

Film ve müzik indirenlerin bağlantıları kesilecek

İngiltere'de internetten film ve müzik indirenlerin bağlantılarının servis sağlayıcılar tarafından kesilmesini öngören yasanın hazırlıklarının tamamlandığı bildirildi.
Korsana karşı savaş çerçevesinde hazırlanan yeni yasa, servis sağlayıcısı şirketleri bu konuda kesin ve katı bir tutum içine girmeye zorlayacak.

Servis sağlayıcılar, internetten film ve müzik indirdiğini tespit ettikleri abonelerinin internet bağlantılarını kesmek zorunda kalacak.Yasaya göre, yasa dışı film ve müzik indirdiğinden kuşku duyulan aboneler önce birer mail gönderilecek uyarılacak. Aynı durumun ikinci kez tekrarlanması halinde, abonenin internet bağlantısı belli bir süreyle kesilecek. Yasa aynı suçu işlemekte ısrar eden kullanıcıların üçüncü kez yakalanmaları halinde, servis sağlayıcılarıyla olan anlaşmalarının iptal edilmesini ve internet bağlantılarının da tümüyle kesilmesini emredecek.

Yasa, uygulamayı takipte eksikliği görülen servis sağlayıcılarına da yaptırımlar içeriyor. Buna göre, kuralları çiğnediği tespit edilen abonelerine gerekli cezaları uygulamayan servis sağlayıcısının da mahkemeye verilmesi ve yasanın çiğnendiği vakaların mahkemeye delil olarak sunulması öngörülüyor.

İngiltere'de her yıl 6 milyon broadband kullanıcısının yasa dışı olarak internetten film ve müzik kopyaladıkları tahmin ediliyor. Film ve müzik yapımcılarıysa bu şekilde bütün copyright'larının çiğnendiğini ve her yıl milyonlarca sterlinlik kayba uğradıklarını belirtiyor.

İnternet yoksullara ulaşacak

OECD İnternet Raporu'nda kimi gelişmekte olan ülkelerde kablosuz ağ bağlantılarının kablolu bağlantıları geçmekte olduğu belirtildi. İnternetin gelecek yeni müşterilerinin yoksul milyarlar olacağı bildirilen raporda, kablosuz ağın yaygınlaşacağı ifade edildi. Raporda "İnternet ortamının tüm paydaşları, küresel bir güvenlik kültürünün inşa edilmesi için sınırlar ötesi işbirliğine gitmelidir" denildi.

OECD tarafından hazırlanan "İnternete Erişimde Gelişmeler İçin Küresel Fırsatlar" başlıklı rapor açıklandı. 68 sayfalık raporda, "İnternet gelişmekte olan dünyaya ne gibi yararlar sağlayacak, internet erişimini ucuzlatacak yeni yatırımlar çekmek için nasıl bir rekabetçi piyasa yaratılabilir, birkaç milyar kullanıcı daha eklenmesi interneti nasıl etkiler" gibi soruların yanıtları arandı.

YENİ İNTERNET KULLANICILARI REŞOLAR, MEMOLAR

Rapora göre, dünya nüfusunun yüzde 80'i şu anda internetten yararlanamıyor. Raporda, "Yeni milyarlarca internet kullanıcısının çoğu gelişmekte olan ülkelerden olacak, internete kablosuz ağlar üzerinden bağlanılacak. Kimi gelişmekte olan ülkelerde kablosuz ağ abonelerinin sayısı şimdiden sabit ağlara bağlı abonelerin sayısını geçti. Bu artış bazı ülkelerde yüzde 20'den fazla" denildi.

Gelecekteki "yeni" internet kullanıcılarının, internetin ilk kullanıcılarından farklı özellikler gösterecekleri ve "yoksul" bölgelerden gelecekleri kaydedilen raporda, "Örneğin, şu anda kablosuz ağlara üye olan kullanıcıların çoğunluğu, günde 2 dolardan az gelire sahip kullanıcılardır" bilgisi yer aldı.

İnternet altyapısında liberalleşmenin sabit ve kablosuz erişim ağlarının gelişmesinde, internete erişimi olanaklı ve ucuz kılma adına anahtar işlev gördüğüne değinilen raporda, rekabetçi piyasaya sahip olan gelişmekte olan ülkelerin bilişimde inovasyon artışı sağladıkları belirtildi.

TEKEL İNTERNETTE ZARARLI

Düşük gelirliler arasında internete erişim artarken istihdam, mikro girişimcilik ve sosyal kalkınma olanaklarında da artış görüldüğüne değinilen raporda, "70'ten fazla ülkede henüz uluslar arası çıkış hizmetlerinde tekel vardır. Bu tekeller uluslar arası kapasiteye erişim için fiyatları, maliyetlerin çok üzerinde yüksek tutmakta ve iş dünyasıyla nihai kullanıcıların internete uygun fiyatla erişimlerinde azalmaya neden olmaktadırlar" denildi.

Raporda, geçen nisan ayı itibarıyla 92 ülkenin internet altyapısında, "servis sağlayıcıların kendi yurt dışı hatlarını kendilerinin kurmaları" olarak tanımlanan "Internet Exchange Point IXP" uygulaması bulunmadığı belirtildi. OECD raporunda, milyarlarca yeni kullanıcının, internetten elde edecekleri yararın artırılması ve iletişim piyasalarının geliştirilmesi için ülkelerin uygulayabilecekleri "internet siyaseti tavsiyeleri" de şöyle sayıldı:

"-Milyarlarca yeni internet kullanıcısı bir yük oluşturmaktan çok bir ticari fırsat anlamına gelmektedir, ülkeler politika yaklaşımlarında bu gerçeği gözetmeliler.

-İletişim piyasaları reformları konusunda oldukça büyük deneyim kazanılmıştır. Bu deneyimlerin içinde rekabetin başlaması, hizmet ve politika belirlemenin birbirinden ayrılması ve bağımsız bir düzenleme mekanizmasının kurulması bulunmaktadır.

-İnternet erişiminde kolaylık ve ucuzluk genel ekonomik ve sosyal fayda sağlamaktadır. Tekel karakteri gösteren ve internet erişiminin yavaş arttığı piyasalarda, düşük gelirli kullanıcılar için internet kullanımı sürdürülebilir değildir.

-İletişim piyasalarının özel sektöre açılması talebe karşılık verilmesini sağlarken kıt kamu kaynaklarının sağlık, eğitim gibi yüksek öncelikli alanlarda kalkınma için kullanılmasını beraberinde getirir.

-İletişim hizmetleri için yüksek fiyatlar genellikle, denizaltı kablosu ya da uluslar arası çıkış gibi varolan altyapının kullanımında tekel gücü ifa edebilen bir ya da birden fazla oyuncuların bulunduğu yerde ortaya çıkmakta ya da daha masrafsız alt yapı yatırımlarını engellemektedir. Hükümetler sadece ülkelerindeki kullanıcılar için daha rekabetçi bir piyasayı sağlamayı değil, ülkelerinden uluslar arası hizmetlerin verilmesini ve bu hizmetleri ülkelerine almayı mümkün olduğu kadar geniş biçimde hedeflemelidirler."

İNTERNETİN TÜM PAYDAŞLARI KÜRESEL İNTERNET GÜVENLİĞİ GELİŞTİRMELİ

Raporda bir ülkedeki herhangi bir internet uygulamasının, başka bir ülkedeki ağın istikrar ve güvenliğini etkileyebileceği belirtilirken "Bu çerçevede internette güvenlik kültürünün gelişmesi tüm dünyadaki kullanıcıların yararına olacaktır, güvenli internet ortamının sürdürülebilir olması için harcama gerekmektedir, bu özellikle gelecek milyarlarca yeni internet kullanıcısının karşı karşıya kalacağı bir zorluk olacaktır" denildi.

OECD raporunda, "İnternet ortamının tüm paydaşları, küresel bir güvenlik kültürünün inşa edilmesi için sınırlar ötesi işbirliğine gitmelidir" denildi.

Dünyaya benzeyen gezegenler!

Samanyolu'nda Dünya'ya benzeyen gezegenlere sık rastlandığı ortaya çıktı.Arizona Üniversitesinden astronom Michael Meyer, Amerikan Uzay ve Havacılık ...

Dünyaya benzeyen gezegenler!




Samanyolu'nda Dünya'ya benzeyen gezegenlere sık rastlandığı ortaya çıktı.

Arizona Üniversitesinden astronom Michael Meyer, Amerikan Uzay ve Havacılık Kurumunun (NASA)Spitzer uzay teleskobuyla, Güneş'e benzer yıldızların yüzde 20, hatta yüzde 60'a yakınının Dünya gibi kayalık gezegenlerin oluşumunu sağlayan şartları barındırdığını saptadı.

Boston'daki Amerikan Bilimde İlerleme Derneğinin yıllık toplantısında çalışmalarını sunan Meyer, Güneş'e benzer yıldızlar etrafındaki gaz ve tozların farklı evrelerdeki evrimini incelediklerini ve sonuçları yaklaşık 4,6 milyar yaşındaki Güneş sistemimizin evriminin ilk devreleriyle karşılaştırdıklarını söyledi.

İlk bakışta Dünya gibi gezegenlerin oluşma sıklığının Jüpiter gibi gazla kaplı büyük gezegenlerin oluşma sıklığından daha fazla olduğunun anlaşıldığını söyleyen Meyer, bunu heyecan verici bir saptama olarak değerlendirdi.

Meyer, asıl sonuçların Şubat 2009'da fırlatılması beklenen Kepler uzay aracından alınacağını da belirtti.San Francisco Üniversitesinden Debra Fisher de Meyer ve diğer bilim adamlarıyla düzenlediği ortak basın toplantısında, son 12 yılda gezegenlerin nasıl oluştuğunu gösterdiklerini belirterek, "Güneş sistemimiz dışında 250'den fazla gezegen olduğunu saptadık, en şaşırtıcı şeyse bunların çok çeşitli olması. Artık karbon ve su molekülü gibi hayatın temel unsurlarının evrende ortak olduğunu biliyoruz" dedi.

Bilim adamları, uzun süredir Dünya'nın eşsiz olabileceğine inanıyordu, ancak son 10 yıldır Güneş sistemi dışında daha fazla gezegenin bulunması, Samanyolu'nda "hayata" rastlama olasılığının sanıldığından fazla olabileceğini gösteriyor.